Ana Menü
Anasayfa
Yazarlarımızın Kaleminden
Röportajlar
Astroloji
Şiir
Linkler
İletişim
Markiz Dergisi
Künye
Haberler
Cahide Günay Son Kitapları
Cahide Günay Kitapları
Markiz Yayınları
Alfa Yayınları



Markiz Dergisi Ocak-Şubat Sayısı
Okumak için tıklayın

Anket
Aşk Şiirleri Antolojisi Kitabımızı Nasıl Buldunuz?
 
Aşk Neydi? PDF Yazdır E-posta
Yazar Cahide Günay   
Pazartesi, 10 Kasım 2008
  “Aşk Aslında Bir Ömür”   

Aşk neydi?... Sevgi neydi?  Böyle bir soruya kimbilir kaç kişi cevap verecek veya vermeyecek. Evet soruyorum sizlere hayatımızdaki aşk neydi? Nasıl anlatırsınız, nasıl yorumlarsınız bilemiyorum, bu konuyla ilgili çok yazılar yazdım. Çok da okudum. Aşık olanları ölüyorum diyenleri gördüm.  Fakat şimdi anlatacaklarım size belki de en iyi aşkı anlatan bir hikâye. Üstelik gerçek yaşanmış bir hikâye. O zaman okuyun bakalım J.

 

Bundan birkaç sene önce hastaneye bir yakınımı ziyarete gittiğim bir gündü. Yakınımın kaldığı odada, 80 yaşlarında çok tatlı bir teyze vardı. Başucunda onun yaşlarında yaşlı bir amca. Yaşlı amca teyzeye bir şeyler yedirmek için uğraşıyordu, teyzede sürekli naz yapıyor, yememek için direnip duruyordu. Onları tebessümle izliyordum. İçimden “Bu yaşlarına rağmen birbirlerine kur yapıyorlar” diye geçirdim. Acaba bize ne nasip olur mu böyle bir şey diye düşünüyordum. Bir ara yaşlı amca bana dönerek “görüyormusun kızım bana nasıl eziyet ediyor” dedi. Bende “hasta amcacım olacak bu kadar” dedim. “Yok” dedi. “Yılların intikamını alıyor benden kızım”. Ben hala gülüyordum. “Neden amcacım çok mu çektirdiniz teyzeme?” dedim. Orda söze yaşlı teyze girdi. O kadar mütevazi bir hanımefendiydi ki anlatamam size. Yıllara meydan okumuş yüzüyle ve sanki 80 yaşında değilde karşımda gencecik bir hanımefendi vardı.  “Beni almak için çok bekletti, onu yıllarca bekledim” dedi. Şaşırmıştım, öyle bir duruşları var di sanki yıllardır evli gibiydiler. İnsanları kıskandıracak şekilde de aşkları ve sevgileri vardı. Başladılar anlatmaya; meğersem bizim bu sevimli aşıklar 18 li yaşlardayken birbirlerini çok sevmişler. Fakat erkek tarafı kızı istemediği için ayrılmak zorunda kalmışlar. Yıllarca birbirlerinden kopmuşlar. Ayrı ayrı kişilerle evlenmişler, o çok uzun yıllarda çoluk çocuğa karışmışlar. Fakat bir daha birbirlerini hiç görmemişler. Birbirlerini görmemeleri aşklarına engel olmamış. Yıllar sonra eşlerini ölünce, aileleri huzur evine yerleştirmiş bu sevimli âşıkları. Kader onları huzur evinde karşılaştırmış. Birbirlerini görür görmez onca yıla rağmen tanımışlar. İlk günkü gibi heyecanlanmışlar, ellerinden kayıp giden yıllara rağmen birbirleriyle evlenmişler. Ben onları tanıdığımda 2 yıldır evlilerdi. O kadar mutluydular ki, hiçbir şey onlara engel olamıyordu.  Kitaplarımı da götürmüştüm yakınıma. Kitapları görünce yaşlı teyze heyecanlandı, meğerse çok kitap okurmuş. “İçlerinden bir tanesini size hediye etmek istiyorum” dedim. Hemen, “Aşka Dair Ne Varsa” kitabımı aldı. Şaşırmıştım, hayır hayır şaşırmamam gerekiyordu aslında. Haklıydı. Aşk işte onların yaşadığı aşktı. Her şeye rağmen, bütün acıyla çekilen yıllara rağmen, onlar hala 18 li yaşlardaki aşkını yaşıyorlardı. Tabiî ki aşk kitabı dikkatini çekecekti. Onlar hala aşıktı çünkü.

Yaşlı amca, çok sevdiği kadına bir de hastabakıcı tutmuştu, fakat sevdiği kadına elleriyle yemek yediriyordu, O tatlı teyzenin nazlarına rağmen. Elleriyle birbirlerine kenetlenmeleri aslında her şeyi anlatıyordu.  Bunca yıl beklemelerine rağmen, hastanedeki eşini kaybetme korkusuda olabilirdi. O öyle bir kenetlenmeydi ki, kimsenin ayırması imkânsızdı. Sadece ölüm ayırabilirdi onları artık. Hemşire kontrole geldiğinde bile eşinin elini bırakmamıştı yaşlı amca. İçimi çekerek uzun bir süre onları izledikten sonra, gözlerim dolmuştu. Aşk buydu işte! Aşk her şeye rağmen beklemekti belki çok uzun seneler beklemek. Bulduktan sonra bile tıpkı onlar gibi ilk heyecanı yaşamaktı. Bulduğunda ise kaybetmemek için belki ömürlerinin son kalan günlerinde bile onu doyasıya yaşamaktı. Aşk gençlik değildi, aşkın yaşı yoktu, Aşk aslında bir ömürdü. Aşk istedikten sonra, arayıp da sevdiğini bulmaktı. Geç kalmış duyguları, ertelenmiş sevgileri yeniden yaşamaktı. Aşk geç kalmak değildi. Aşk her şeye rağmen ölesiye sevmekti. Aşk dış görünüşte değil, yüreklerdeydi. İnşallah bizlerede  nasip olur diyerek yazıma burada son veriyorum.

En güzel aşkları yaşamanız dileğimle, iyi okumalar.

 
Sonraki >