Ana Menü
Anasayfa
Yazarlarımızın Kaleminden
Röportajlar
Astroloji
Şiir
Linkler
İletişim
Markiz Dergisi
Künye
Haberler
Cahide Günay Son Kitapları
Cahide Günay Kitapları
Markiz Yayınları
Alfa Yayınları



Markiz Dergisi Ocak-Şubat Sayısı
Okumak için tıklayın

Anket
Aşk Şiirleri Antolojisi Kitabımızı Nasıl Buldunuz?
 
Aldatılan Hanımlar Yazım Sizlere! PDF Yazdır E-posta
Yazar Cahide Günay   
Salı, 14 Ekim 2008
Erkekler aldatmaya başladığında ilk yaptıkları, eşlerini eleştirmek ve yaptıklarını haklı göstermek için çeşitli yollara başvururlar. Aldatılmak yeterince kötü... Ama kadınları, eşlerinin kendilerini aldatmalarından öte kıran bir şey daha var: Erkeklerin yaptıklarının üstünü örtmek için kullandıkları yalanlar... Tabii, kadınlar arasında da aldatanlar var. Ancak kadınlar belli bir noktada erkeklerden ayrılıyor: Aldatan kadınlar eşleri şüphelenmesin ve üzülmesin diye ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Oysa erkekler bunun tam tersi bir yöntem uyguluyor. Bir ilişkileri olduğunda, eşlerine karşı olan davranışları tamamen değişiyor. Tartışma çıkarıyorlar ve eşlerinde aslında bir zamanlar taptıkları her şeyi eleştirmeye başlıyorlar. Üstelik bu sırada bir kadının en çok önem verdiği "güven" duygusunu da söyledikleri yalanlarla altüst ediyorlar. Bakalım örnekleriyle vereceğimiz bu yalanlar ve davranış değişiklikleri neymiş ve aslında ne anlatıyormuş... Erkekler kendi suçlarını bastırmak için o kadar güzel yöntemler uyguluyorlar ki:  Eskiden kadın evde oturmak yerine dışarı çıkmak istediğinde erkek çok tepki göstermezken, artık en ufak istek karşısında bile ortalığı ayağa kaldırıyor. Sonra kadın gerçekten sinirlenmeye ve bağırıp çağırmaya başladığında, hep aynı şeyin olduğunu, eşinin her şeyi abarttığını söyleyerek kendisini haklı çıkarıyor. Böylece amacına da ulaşmış oluyor! Peki, bunun arkasında yatan nedir? Yaptığım araştırmalarda, "Erkekler kendilerini yaptıklarından ötürü kötü hissetmeye başladıklarında, eşlerinin kendilerine bağırmaları sonucunda rahatlıyorlar." Kısacası, erkekler eşleri kendilerine ne kadar çok bağırırsa, suçluluk duygularını o kadar iyi bastırmayı başarabiliyorlar. İşte erkekler bu sayede kendilerini günah keçisi olarak göstererek, eşlerini aldatmaya devam ediyorlar ve bunu yaparken de kendilerini çok haklı görüyorlar.
Sen beni anlamıyorsun!
Erkeğin eşine söyleyebileceği tipik cümlelerden biri daha... Bunu arkadaşlarının, hatta sevgilisinin yanında daha da çok açarak anlatan erkek şöyle diyebiliyor: "Uzun zamandır düşüncelerimiz birbirinden iyice farklılaşmaya başladı" ya da "Davranışlarıyla beni sıkıştırmaya ve boğmaya başladı"... Bu sözlerle erkek kendini haklı çıkarmaya çalışıyor ve genç sevgililere yöneliyor.
Maalesef çok da hoş olmayan bir şey: Erkekler yaşlanmaya başladıklarını düşündüklerinde kendilerini daha genç hissettiren kadınlara yöneliyorlar. Uzun yıllar çok hoşlarına giden yaşamları birden sıkıcı olmaya başlıyor. Evi temizleyen, çocuklara bakan, yemek pişiren, evde her şeyin yolunda gitmesini sağlayan kadınlar artık eşlerinin beklentilerini karşılayamaz hale geliyor. Yatakta artık her şey kötü!
Erkek aniden yatakta olup biten her şeyden eşlerini sorumlu tutmaya başlayabiliyor. Örneğin, yatağa girdiklerinde sürekli esnemeye başlamasını eşine mal ediyor. Ayrıca şöyle bir tezi savunuyor: "Uzun yıllar aynı evi paylaşan eşlerin cinsel hayatlarında yarı yarıya azalma görülür." Tabii, sevgiliyle cinsellik başka olur. Ancak erkekler bu durumlarda şu yanılgıya kapılırlar: Otel odalarında yaşanan o güzel anlar sadece sevgilileri sayesinde olmaz! Burada da yine iki kişiye ihtiyaç vardır. Ama bunu sadece genç sevgililerine bağlayan erkekler, çok geçmeden bu konuda da yanıldıklarını anlarlar. Kadın neredeyse boynuma atladı!Erkek yakalandı, artık her şey ortada. Ama pes etmiyor ve buna rağmen yalan söylemeye devam ediyor. Tabii "Hayır" da diyebilirdi. Ama kadın bir anda onun boynuna atlamıştı ve "Hayır" diyememişti. Her şey bir anda oluvermişti. İşte bu noktada bile, erkekler kendilerini haklı çıkarmayı başarmaya çalışıyorlar. Peki, bunun arkasında yatan nedir?Bu tarz yalanlara özellikle dışarıya karşı güçlü egoları olan, ancak evde eşlerinin daha baskın çıktığı erkekler başvuruyor. Bunun sonucunda erkekler ya sürekli aldatma eyleminde bulunuyorlar ya da kulağa ne kadar ters gelse de, kıskançlık krizlerine giriyorlar. Onunla daha fazla beraber olmak gerçekten imkansızdı!
Eğer aldatma artık saklanamayacak boyutlara geldiyse, erkek dışarı karşı kendisini melek gibi göstermeye kalkışır. Böylece eşinin kendisine yasakladığı şeyleri yeniden yapabildiği için kendini masum bir karaktere bürümeye çalışır.
Bu durum aslında erkeklerin kendilerini dış dünyaya karşı kötü biri olarak yansıtmak istememelerinden kaynaklanır. Sevgiliye karşı da potansiyel güvenilmez adam olarak görünmek istemeyen erkekler, rahatlıkla böyle bir yalana başvururlar. Ancak gerçek biraz daha farklıdır. Erkekler bir sonraki sevgililerine de eşlerine yaptıkları aynı şeyi yapar, yani onları da aldatırlar! Sizce bu açıklamalar ne kadar doğru. Bir gecelik aldatmalardan, uzun süreli ilişkilere...  Tabi olan bizim masum kadınlarımıza oluyor!!!
 
< Önceki   Sonraki >