AŞK VE SEVGİ KARŞILARLAR BİR GÜN... PDF Yazdır E-posta
Yazar Cahide Günay   
Pazartesi, 07 Nisan 2008
 Hiç ummadığımız bir anda  aniden karşımıza birileri  gelir ... İsimleri Sevgi ve Aşk’dır. Sevgi ve aşk... Kadın ve erkek gibi... Sonra samimi olmaya başladığında ikisi birden  parlamaya başlar.

Aşk ve Sevgi birbirlerini bulmuşlardır.  O zaman kadın bir erkek, erkek de bir kadın...

Kadın, erkeğin içinde aşka; erkek kadının içindeki ruha dokunmuştu.

Her şey yeniden başlar. Bir anda ne olduysa oldu ve asla cevabını bulamayacağımız sorulara bir yanıt vermek istercesine, kalplerimize üfledi usulca bir ses.

Böylece sıradan pek çok sözü, davranışı olağanüstü maceralara dönüştüren, olağanüstü maceraların bir çoğunu da sıradanlaştıran aşk doğdu...

Onla yok olup, onla varolmaya başladık. Aşkı ve ayrılığı, acıyı ve sevinci, ölümü ve hayatı öğrendik böylece. Kızıl bir kor gibi dağlandı içimiz. İlk günah ve ilk yalnızlığın varoluşuydu bu... Kaybetmenin ve kazanmanın, coşkunun ve hüznün ne olduğunu öğrendik. Ölüme karşı yürürken Sevgi ve aşk sıkı sıkıya sarılmışlardı birbirlerine 

Ölüme ve ayrılığa inanmak istemiyordu aklımız. Kendi hayatını bir aşktan çıkarmak, bir aşktan bir ölesiye bir sevgi çıkarmak; işte doğanın mucizesi buydu!

Duygular bir biri ardına koşuyordu… 

Kadın erkeği tanımaya çalışarak başladı. Erkek kadını anlamaya çalıştı. Herkesin kendine ait kilitli bir kapısı vardı... Gözyaşları, kahkahalar, hüzünler ve coşkular birbirine aktı...

Aşkın yüzüne baktığımızda ne görüyorsak, sevginin yüzüne baktığımızda da onu görüyorduk. 

İşte sevgi ve aşk birdi... Kimsenin geçemeyeceği kuvvet olmuştu. 

Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçrayan, her şeyin çok ama çok dıştan fark edilebileceği bir bulut sesiydi kalbe akan... Aşk ve Sevgi ... Biz ve yaşadıklarımız. 

Bir sevgiden bir aşk, bir aşktan bir insan çıkmasının anlamını...

Tuza düşen su tadındaydık... Vakit az, ruh yorgun, gidilecek yol kalmamıştı... 

Sonunda herkesin dönüp dolaştığı büyük acıya varmıştık.

Oyunun kurallarına boş versek de, lanetler yağdırsak da Eros'a, kısa bir bakış, içten bir gülüş, ani bir çarpışma, bir elin yanlışlıkla elimize değmesi, bir anda yanımızdan geçenin ansızın gelen kokusu, uçuşan bir saç, açılan bir etek ya da koşan bir adam... Kazanmıştı...

Aşk ve Sevgi aynıydı.

İnsan bilinmez bir elin yardımıyla aşka tutulduğunda, sevgiye tutunmuştu.

Bir aşkı seçtiğinde, seçtiği yalnız duygu ve düşünce kasırgası değil, bir sevgiydide!

Gidip gelmeler, maskeler ve yüzler, gerçekler ve yalanlar oydu...

 Bir erkek ve bir kadın yakınlaştıklarında, birbirlerini sevmeye başladıklarında, aralarında yeni bir varlık doğuyor ve buna "ilişki" diyorlardı. Her ilişki, kadın ve erkeğin kaçınılmaz üçüncüsüydü.

Kadın ve erkeği birleştiren ilişki büyüdükçe sorunlar da başlıyor, gerçeklerden çok yalanlardan beslenmeye başlıyor, mutluluk anları yerine mutsuzluğu yaşamaya başladıkça, keskin bir bıçağa dönüşüyordu. İki yanı da keskin bir bıçağa... Ve ne zaman bıçağın bir tarafından tutmaya kalksanız, bir yerinizi kesiyordu...

Kadını erkeğe, erkeği kadına bağlayan ilişki, bir zaman sonra onları ayırmaya başlıyor, bağlılığı kıtır kıtır kesiyordu...

Kadın ve erkek, onları bağlayan ilişkileriyle kopuyor, birbirlerinden ayrılıyordu.

Bizi karşımızdaki yabancıyla birleştirip tek bir ruh yaratan aşk, ilişkiyle bizi koparıyordu... Eskiler, dün ki işler devreye giriyor, hafızamızdaki kötü notlar giderek artıyor, geleceğin apaydınlık günlerini, dünün kapkara bulutları kaplamaya başlıyordu... Yorgunluk arttıkça coşku diniyor, heyecanlar söndükçe dertler şişiyordu...

...Ve bir sabah uyanıp baktığımızda... Yine yalnızdık. Büyük bir acıyla yüz yüzeydik...

Hoşluklarımız paslanmaya başlanmış, zekâlarımızı takdir edecek bir övgü sözcüğü kırıntısı bile kalmamış, çekiciliğimizi ve arzularımızı gösterdiğimiz aynamız kırılmıştı...

Yüzümüz de eskisi kadar güzel değildi artık...

Sevginin yüzü de öyle... Aşkın yüzü nasıl bir hal alırsa, sevginin yüzünde de o ifade beliriyordu.

Sevgi ve aşk aynıydı…

İki yabancı gibi gelen, iki yabancı gibi karşılaşan aşk ve sevgi... Kadın ve erkek... İkisi de aynıydı…

Sevgiyle kalın..

Yüreğinize sevgi ve aşk tohumları serpilsin…

Son Güncelleme ( Pazartesi, 07 Nisan 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >